Benim sitem

Ana Sayfa



 AYVA ÜRETİMİ



YAYINA GİRİŞ TARİHİ : 5 EYLÜL 2005 

İ
LK GÜNCELLEME TARİHİ : 24 MART 2006
 
SON GÜNCELLEME 14.11.2017

 

1. SAYFA AYVA ÜRETİMİ



Günün anlam ve önemini sunan konuşmacı ALİ URGAN


Festivalimizi onurlandıran BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI




 

PAMUKOVAMIZDA 23 EYLÜL 2017 TARİHİNDE YAPILAN AYVA FESTİVALİNDEN GÖRÜNTÜLER

             Bu yıl ikincisi yapılan ayva festivalimiz  çok büyük  ilgi gördü. Gerek ilçemiz halkı ve gerekse ülkemin değişik yörelerinden gelen misafirlerle büyük bir heyecan ve çoşkuyla kutladık ayva festivalimizi .  Önümüzdeki yıl siz değerli arkadaşlarımızıda aramızda görmeyi umuyor ve bekliyoruz.





 
 
 
 BEN KİMİM?

 
 
 
Ben 24 Mart 1949 yılında Sakarya İlinin, Pamukova İlçesinin, Şahmelek Köyü doğumlu NURETTİN DOĞAN.İlk ve orta okulu Pamukova'da okudum.1967 yılında Bolu Erkek Öğretmen Okulunu bitirdim. Ülkemin çeşitli yörelerinde öğretmenlik yaparken, 1987 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Eğitim Ön Lisans Bölümünü bitirdim. 28 yıl ülkeme öğretmen olarak hizmet ettikten sonra 1995 yılında emekli oldum.Evli ve üç çocuk babasıyım. Öğretmenlik yaparken AYVA üreticiliği de yapmaya başladım. Halen 25 yıldır ayva üreticiliği yapmaktayım(2006 yılı itibariyle). Ayva üreticiliği konusunda yaparak ve yaşayarak öğrendiklerimi, konuyla ilgilenenlerle paylaşmak istiyorum.Şunu iyi biliyorum ki bilgi, paylaşıldıkca büyür.Öğretmenliğimin verdiği alışkanlıkla, öğrendiklerimi paylaşmanın sevinci, beni düşündüğünüzden çok daha fazla mutlu edecektir . Bildiklerim, gözlemlerime dayanarak kazandıklarımdır. Lâboratuar ortamında inceleme yapma imkanım olmamıştır.

AYVANIN KISA TARİHÇESİ
Ayvanın anavatanı, Hazar denizi dolayları, Kuzey Batı İran ve KUZEY ANADOLUDUR. AYVA meyvesi çok eski çağlardan beri bilinmekte ve tüketilmekte idi. Ayva yetiştiriciliği Milattan önce Anadolu'dan Yunanistan ve İtalya'ya geçmiştir. Milattan önce 650 yılında Yunanistan da yetiştirildiği ve oradan diğer Avrupa ülkelerine yayıldığı tarihi araştırmalardan anlaşılmaktadır. Botanik ismi "pyrus cydonia" olan ayva gülgiller familyasındandır Ayvaya bu gün Avustralya hariç tüm dünya ülkelerinde rastlanabilmektedir.Şu anda Dünyada ayva üretiminde Ülkemiz birinçidir.2000 yılı verilerine göre Dünyada ayva üretimi toplam 382 000Ton. ÜLKEMİZ 100 000 Ton İLE DÜNYADA BİRİNCİ,İkinci sırada olan Çin 85 000 Ton,üçünçü sırada İran 36 000 Ton,dördüncü sırada
Fas 30 000 tondur.

AYVANIN EKONOMİK DEĞERİ
Ayva meyve olarak ülkemizde hak ettiği değeri bulamamıştır. Ancak ayvanın ekonomik değerini anlayan ülkeler ,bizim ülkemizden ithal ettikleri ayvayı gereği şekilde değerlendirebilmektedirler.Ayva meyvesinin , yapraklarının boya ve kozmetik sanayiinde kullanılmakta. Meyvesi doğrudan tüketildiği gibi çok çeşitli reçelleri ,marmalatı,kompostoları, tatlıları, pastaları yapılarakta tüketilmektedir. Ayva tıpta da ilaç yapımında kullanılmaktadır. Son yıllarda ülkemizde ihracatı yapılan meyveler arasına girerek yetiştiriciliği önem kazanmıştır.

AYVANIN BİLİNEN BAŞKA ÖZELLİKLERİ VARMIDIR





Ayva Allahın insanlara lütfettiği binlerce harika meyvelerden biridir.Herşeyden önce bir vitamin deposudur. Yaprakları dahi kaynatılıp içildiğinde soğuk algınlığına ve öksürüğe iyi geldiği bilinmektedir. Yine bu suyun içilmesiyle ishalin kestiği de bilinmektedir. Çağımızın hastalığı olan şişmanlığa karşı bile ayva diyeti ile karşı koymak mümkündür. Meyvesini yiyerek tüketilmesi, sindirimi daha düzenli çalıştırdığı hatta mideyi yormadığı,varsa ishali kestiği bilinmektedir. Kansızlığa iyi geldiği, kan dolaşımını rahatlattığı,stresi yok edip yürek ferahlattığı da bilinmektedir. Ayva çekirdeğinin suyu tıpta, göz intihabını giderici olarak kullanıldığı bilinmektedir..Ayva kokusunun hoş olması kozmetik sanayiinde kullanılmakta, çekirdeğinin de şampuan ve saç parlatıcı olarak kullanılmakta olduğu bilinmektedir.




AYVA HER HASTALIĞA ŞIFA (BİR HABER ALINTISI 10 EKİM 2006)
Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, ayva yemenin büyük yararları olduğunu söyledi.

Meyvesinde pektin, tanen, şeker, organik asit, A ve C vitamini ve mineral tuzlardan bol miktarda bulunduğunu, tohumlarında ise yüzde 14-18 oranında tutkal maddeler, yüzde 16-20 oranında yağ, tanen, renkli maddeler ve yüksek oranda protein, az miktarda amygdalin ve emülsin olduğunu belirten Prof. Dr. Karadeniz, ayvanın kalp, akciğer, boğaz, mide, böbrek, göz, bağırsak, ağız rahatsızlıkları ve adet kanamalarına oldukça faydalı olduğunu dile getirdi.

Prof.Dr. Karadeniz, ayvanın yararlarını şöyle açıkladı:

"Meyvelerinden hazırlanan şurup ve kompostolar çocuk ishallerine karşı çok etkilidir. Ayva meyveleri kalbe kuvvet verir ve rahatlatır. Kalpteki sıkıntıyı, çarpıntıyı ve ağız kokusunu giderir. Harareti ve ishali keser. Hazımsızlığı giderir, mideyi ve bağırsağı kuvvetlendirir, ince bağırsak iltihabını giderir. Vücudun gelişmesine yardım eder. Ayva damar sertliğine, karaciğer tembelliğine iyi gelir, tansiyonu düşürür, safrayı düzene sokar. Yapraklarının çayı kalp ağrılarına iyi gelmekte, sakinleştirici özelliği bulunmaktadır. Meyvesinden yapılan reçel, sindirim sistemi rahatsızlıklarında tedavi edici olarak görev üstlenmekte, cinsel arzuyu kuvvetlendirmektedir. Tereyağında pişirilen ayva; nefes yolu hastalıklarına, müzmin öksürüğe, bronşite ve tüberküloz hastalığına iyi gelmektedir. Ayva çiçeği bal ile macun yapılıp yutulursa, baş ağrısını keser. Ayva çiçeği kaynatılıp içilirse, kalp çarpıntısını keser, kalbi kuvvetlendirir, annenin sütünü artırır. Ayva kokusu kalp ve dimağı kuvvetlendirir. Ayva hoşafı yaşlıların ayaklarının tutukluk yapmasını giderir. Ayva varise karşı iyidir, yorgunluğu, bitkinliği giderir."

"GRİP VE NEZLEYE BİRE BİR"
Ayva hoşafının ağız yaralarına, akciğer veremine iyi geldiğini, gece uyurken ağızdan salya gelmesini önlediğini de belirten Prof.Dr. Karadeniz, şöyle devam etti:

"Yaprağı kaynatılıp içilirse ishali keser. Ayva yaprağı kaynatılır, suyu ile gargara yapılıp, pişmiş yaprakları ile de lapa yapılıp boğaza konursa boğaz ağrısını ve şişliğini giderir. Burun kanamasını önlemek için buruna ayva suyu çekilmelidir. Ayva suyu aşırı adet kanamasını önler, bağırsak kanamalarını keser, dizanteriye karşı çok faydalıdır. Doğumu kolaylaştırmak için ayva suyu ve ayva çekirdeği kaynatılıp içilmelidir. Ayva kabuğu veya ayva çekirdeği kaynatılıp içilirse, idrar yolu iltihaplarına iyi gelir. Ayva suyu iştah açar, böbrek ve sidik torbası iltihaplarını iyileştirir. Grip ve nezle olanlar bol bol yemelidirler. Ayva suyu vücudu terletmek için çok etkilidir. Ayva böbrek zafiyetine, karaciğer zafiyetine, mide bulantısına, deniz tutmasına, mide gevşemesi ve mide düşmesine, midenin kuvvetlenmesine çok faydalıdır. Pişirilmiş ayva mide zafiyetine iyi gelir. Ayva suyu vesveseye ve mide ülserine iyi gelmekte, dimağı kuvvetlendirmektedir. Göz beyazı, göz kapak ve kirpiklerinin iltihaplanmasında ayva yaprağı kaynatılıp soğutulduktan sonra gözler günde birkaç kez yıkanır. Ayva meyvesi üzerindeki tüyler kanayan yere konursa kanamayı durdurur. Beyaz akıntıya karşı ayva yaprağı kaynatılıp aç karnına içilmeli ve haricen yıkanılmalıdır. Ağız içi yaraları ve boğaz iltihapları için kurutulmuş ayvanın suda bekletilmesi ile elde edilen şurup gargara olarak kullanılırsa şifalı gelir"



100 GR. AYVANIN BESİN VE VİTAMİN DEĞERLERİ


Besinler Birim Değer
Kalori 57 kcal
Protein 0.4 gr
Yağ 0.1 gr
Karbonhidrat 15.3 gr
Kalsiyum 11 mg
Demir 0.7 mg
Fosfor 17 mg
Potasyum 197 mg
Sodyum 4 mg
C vitamini 15 mg

AYVA YETİŞTİRMENİN ÖN ŞARTLARI


Eğer bulunduğunuz yerde:
1.İklim ılımansa.Rakım 10 ila 1000 metre aralığında ise.
2.Toprak kumlu tınlı ve geçirgense.
3.Toprak taban suyu 1,5 metreden daha derindeyse.
4.Toprak ph 8 in altındaysa.
5.Çevrenizde ölümcül bulaşıcı hastalık (ateş yanığı gibi) yoksa.
6.Toprakta makro ve mikro elementlerdeki eksiklikler giderilebilecek durumdaysa.
7.Hastalık ve haşerelerle mücadele etme istek ve azmi varsa.
8.Meyve üreticisi olarak kendinizi yenileyebilme azmi varsa.
Size ayva yetiştirişçiğini tavsiye edebilirim. Bu günkü şartlarda yukarıda saydığım özellikteki toprağınız varsa ve siz de de meyve yetiştirme şevk ve heyecanı varsa dekardan 5 ila 6 ton arası ayva üretebilirsiniz.

Maddi getirisine gelince: Geçmiş yıllarda çok iyi idi.Son yıllarda getirisi malesef gittikce azalmaktadır. Hatta 2005 yılında çok ama çok zarar ettik.Ayvanın 2005 yılı verilerine göre üreticilere 1kg maliyeti aşağı yukarı 250 000-300 000TL dir.Oysa üreticilerin sattığı fiyat 1kg 150 000 - 200 000 arasında.Önümüzdeki yıllarda bu yıl gibi olursa büyük bir özenle ve umutla yetiştirdiğimiz bahçelerimizi sökmek durumunda kalacağız.Çiftçilerin bir sözü vardır:Derlerki çiftçi gelecek kırk yılın umuduyla yaşarmış. Şimdilik umudumuzu gelecek yıllara aktardık.İnşallah gelecek yıllar umduğumuzu buluruz.Tüm üreticilerin Allah yardımcısı olsun.
Bu yıl (2017) ayva fiyatları çiftçi alın terinin karşılığını 
kısmen aldığı bir yıl oldu. En azından zarar etmadiğimiz bir yıldı. Ürün kalitesi ise birkaçyıldır ayvalarda oluşan soğuk pası, bu yıl çok azdı. O nedenle satışta pek zahmet çekmedik. İnşallah gelecek yıl da bu kaliteyi yakalarızda satışta sorun yaşamayız. Bu yıl fiyatlar dalında 1 lira cıvarında satıldı.
.
AYVA ÇEŞİTLERİ

Ben burada ayva çeşitleri üzerinde geniş olarak durmayacağım. Ancak şu kadarını da söylemeden geçemiyeceğim.Benim bildiğim çeşit olarak ondan fazla. Ama çeşit olarak çok daha fazlası olduğu kesindir. Dünyada üzümün 3500,şeftalinin 3000,elmenın 6500 den fazla çeşidinin olduğunu düşünürsek ayvanın da benim bildiğim çeşitlerinden çok daha fazlası olduğu muhakkaktır.
Ülkemizde tutulan ve en fazla üretimi yapılan ve de ihracatı en çok yapılan çeşidi EŞME çeşididir. Bu çeşit, hem yemesi hem de görünümü, benim bildiğim çeşitlerin içinde en iyisi. İSTANBUL AYVASI, LİMON AYVASI, EKMEK AYVASI, EGE22, EGE25, TEKKEŞ AYVASI, ALTIN AYVA GİBİ ÇEŞİTLERİ EN ÇOK BİLİNEN ÇEŞİTLERİDİR.
 

AYVA DİKİMİ

Genellikle kare dikim yapılır. Ben de öyle yaptım. Ancak şimdi yapsam üçgen dikim yaparım. Üçgen dikimde zirai ilâçlamalarda ilaç zayiatı daha az olmaktadır.
Çukurlar derinlik50cm, genişlik 50cm olması yeterli. Fidelerin gövde çapları 1cm olması idealdir. 1,5 cm olarsada çok büyük sakıncası yoktur. Ayva diğer meyveler kadar narin ve hassas değildir. Ben 4 yaşındaki ayva ağaçlarını söküp başka yere diktim. Çapları 5-6 cm kadardı. Hepsi tuttu ve iki yıl sonra 7 yaşındaki emsallerine yetiştiler. Burada önemli olan fidenin alındığı yerden söküldükten sonra çok bekletmeden dikilmesidir. Dikilmeden önce toprak tahlilinin yapılması ve makro ve mikro elementlerden eksiklikler varsa dikimde ona göre gübre kullanarak eksikliğin telafi edilmesi, fidenin gelişimi için önemlidir
Dikim yılı içinde hava şartlarına göre salma sulama yapılması gerekir.


BİR YIL SONRA

Kış budaması yapılıp. Bu ilk budama,ağacın ileriki yıllardaki şeklini belirleyeceği için çok önemlidir. Değişik budama şekilleri vardır. Ayvada en uygun budama şekli benim tecrübelerime göre TAC (goble) budamadır. İlk yıl sürgünler üç yada dört çatal kalacak şekilde yapılmalı ve sürgünler kesinlikle kısa kesilmemelidir. Her yıl yada en az iki yılda bir toprak tahlili yaptırılmalı ve gübreleme ona göre yapılmalı. İlk yıl mücadele olarak pirecik varsa mücadelesi yapılmalı.

İKİ YIL SONRA

İlk iki yıl benim tecrübelerime göre bahçeye diktiğiniz fideler sağlıklı ise pirecik mücadelesinden başka zirai mücadeleye gerek yok. Haşere ve hastalıklar genellikle 3. Yılda başlıyor. Ölümcül hastalık olan ateş yanığı bile çevrede ateş yanığı hastalığı ne kadar yoğun olursa olsun ilk iki seneden sonra bahçemize geliyor.Budmada goble şekli vermeye devam edilir.

ÜÇ YIL SONRA
Artık bahçemiz getiri yapacak yaşa geldi. Bu nedenle yetişkin bir ayva bahçesinde yapılan zirai faaliyetler aynen yapılması gerekir.Bu faaliyetlerden biriside her 3-4 yılda bir,bir dönüm ayva bahçesi için 4-5ton ahır gübresi atmaktır.Ayva ağacının kökleri çok yüzlek olduğu için, kök seviyesinin besin değerini yüksek tutmak gerekir.Bu nedenle çiftlik gübresini mutlaka kullanması gerekir.

YETİŞKİN BİR AYVA BAHÇESİNE BANA GÖRE YAPILMASI GEREKEN ZİRAİ ÇALIŞMALAR

1.Kış budamasından sonra yüzde 2,5 göztaşı.
2.Toprak tahliline göre fenni gübreleme tavsiyelerine uyma ve 3-4 yılda bir çiftlik gübresi kullanmalı.
3.Gözler uyanırken dodinli ilaç (monilyaya karşı)
4.Pembe goncada carbandazinli;
5.Çiçeklerin %30 açtığında thıophonate methyl
6.Ayvalar leblebi badar olduğunda carbandazin
7.Ayvalar fındık kadar olduğunda metalik bakır 100 litre suya 500gr ateş yanığı ve kahverengi lekeye karşı
8.3 hafta sonra 100 litre suya 300gr bakır,100gr manep; bu ilaçlama ağustos sonuna kadar hava durumuna göre 15 gün ile 25 gün arasında devem edilecek.
9.Eğer bulunduğunuz yerde Tarım teşkilatının erken uyarısistemi yoksa ilk iç kurdu mücadelesini Mayıs ayının ilk haftası başlamalısınız.İlk ilaçlamaya METHİDATHİON etkili madesini içeren bir ilaçla başlamalısınız.Bundan 17 veya 20 gün sonra CHLORPYRIFOS-ETHYL etkili maddesini içeren ilacla ilaçlamalısınız.Bundan sonraki ilaçlamalara aşağıda iç kurdu bölümünde yadığım ilaçlarla devan etmelisiniz.
10.Pirecek mücadelesine,pirecik haşeresi görüldüğünde ACETAMIPRID,CHLORPYRIFOS-ETHYL gibi ilaçlardan biriyle ilaçlamalısınız.
İÇKURDU MÜCADELESİ



 

İçkurdu denilen haşere bir küçüçük kelebeğin yumurtaklarından çıkan kurtlardır.Bu kurtlar yumurtadan çıktıktan sonra 4 ila 8 saat içinde ayvanın kabuğunu delerek içeri girerler.İçkurdu senede üç nesil verebilir.Birinci nesil genellikle Mayıs ayı başlarında olur.Birinci nesil içkurdu kelebekleri yumurtalarını güneş batarken yaprak üzerine ya da sapına tek tek bırakır.İkinçi nesil içkurdu kelebeği ise yine güneş batarken bu sefer yine tek tek her meyvenin üzerine bırakır.O nedenle ikinçi nesil zararı daha çok olur.İkinci nesil genellikle Temmuz ayı içinde olur.Üçünçü nesil havalar içkurdu üremesine uygunsa bazı yıllar oluşabiliyor.
İçkurdu mücadelesine ben mayısın ilk haftasında başlayıp 17 ila 20 gün arayla Eylül ayına kadar devam ediyordum.Eğer bulunduğunuz yerde Tarım Müdürlüğünün erken uyarı sistemi varsa ona uyulmalı. Ben ilk ilaçlamada supracide ,20 gün sonra dursban 4 ,20 gün sonra karete,decis,arivo,matodor,imparator,fastak,deltharin gibi ilaçları 20 gün ara ile Eylül ayı başına kadar kullanıyordum.Artık bizim ilçemizde de erken uyarı sistemi olduğu için ben de ona uyuyorum.

AYVADA PİRECİK VE MÜCADELESİ
Ayva yapraklarında,genellikle de taze sürgün yapraklarında,ilkbaharda başlayıp hasata kadar uzayan zaman diliminde pirecik denilen yaprakların alt yüzlerinde ikamet edip yaprağın suyunu emen haşerelerdir.Genellikle yeşil renkte olup gözle rahatlıkla görülürler.Bilhassa genç yaprakların suyunu ediklerinde yapraklargeriye doğru kıvrılarak büzüşür.Doğal görünümünü kaybeder.Ağaç zayıf düşer.Bu durum ağaca uzaktan bakıldığında dahi fark edilir.Bu haşereye karşı piyasada satılan bir çok zirai ilaç var.Hepside çok etkili.Son yıllarda cıkan hekplan,goldplan gibi ilaçlarda hem çok etkili hem çok ucuz.

AYVADA EN ÇOK GÖRÜLEN HASTALIKLAR
Ayvada Monilya

MONİLYA:
Bana göre ayvada ateş yanığından sonra en tehlikeli mantari hastalık. Bazı yıllar %90 na varan ürün kaybına neden olabilen bir hastalık. Ayva çiçeklerinde ve taze sürgünlerde mart,nisan,mayıs aylarında görülür. Sürgündeki görünümü yapraklar önce buruşur sonra koyu kahve rengi olur sonra kurur.Çicek ve meyvelerde ise çiçek taç yaprakları buruşur sonra kararır meyvelerde ise önce meyvenin bir noktası koyu kahve rengileşir.Sonra oradan çürür. Sonra meyve dalda kurur.
Zirai mücadelesini yukarıda yazmıştım. Yazdıklarıma ilaveten hastalıklı sürgün ve meyvelerin toplanıp yakılması gerekir.


Ayvada Kahverengi Leke Hastalığı
KAHVERENGİ LEKE


Yağışlı geçen yıllarda çok görülür. önce yaprakta yuvarlak hudutları bariz başlangıçta kırmızımsı-kahverengi sonraları siyahlaşan lekeler meydana gelir. Her lekenin ortasında daha koyu bir noktacık vardır.Mantari bir hastalıktır.Ayvanın depoloma ömrünü çok kısaltır.Görüntüsünden dolayı da Pazar değeri çok düşer. Ayvalar fındık kadar olunca ben yukarıda yazdığım bakırlı ilaçlar kullanıyorum.


ATEŞ YANIĞI


Ayvada en tehlikeli bakteriyel bir hastalıktır. Kesin tedavisi yoktur. Dünyada ilk 1780 yılında Amerika kıtasında görülmüş ve oradan dünyaya yayılmıştır. Ülkemizde de ilk1985 yılında Afyonda görülmüş oradan tüm yurdumuza yayılmıştır.Hastalık çiceklerde,genç sürgünlerde,ana dal ve gövdede görülebilir.Genç sürgünlerde en belirgin görüntüsü:sürgünün ucu baston gibi kıvrılır.Sürgündeki yapraklar bakır rengini alır.Bu renk kışa kadar bozulmadan durur.Hatta o kadar canlı renktir ki insanın dikkatini çeker.Dallarda ve gövdede oluşan ateş yanığı hastalığı ile diğer mantari hastalıkları birbirinden ayırmanın basit yolu şudur:Eğer ağacın kabuğu içe doğru çökükse, bu ateş yanığıdır.Eğer ağaç kabuğu dışa doğru kabarıksa, bu da mantari hastalıktır. Bakırlı ve manepli ilaçlarla mücadele yapmaya çalışılsa da kesin tedavisi yoktur. İlçemizde her yıl binlerce ayva ağacı bu hastalıktan kurumaktadır. İlaçla mücadeleden çok kültürel tedbirler etkili. Hastalıklı dal yada ağaçların sökülüp yakılması gerekir. Hastalığın en hızlı yayıldığı ortam 27-30 derece hava sıcaklığı ve yüksek nem.14-22 derecelerde yüksek rutubette de hstalık belirtilerini göstermeye başlayabilir.

MEMELİPAS


Ayva yaprak ve meyveside görülen dikenli sarımtırak ve kırmızımtırak bir mantari hastalıktır.Ayvada çok büyük zararlara sebep olmaz. Yinede hastalık görüldüğünde yüzde birlik bordo bulamacı atmak kesin çözümdür. Tabii hastalık devam eder veya tekrar nüksederse hastalık yok edilinceye kadar ilaçlamaya devam etmek gerekir.

AYVADA BORDO BULAMACI VE METALİK BAKIRLAR BİRÇOK HASTALIĞA KARŞI AĞACI GÜÇLENDİRİYOR,KORUYOR,TEDAVİ EDİYOR.ANCAK ZİRAİ BİLİM ADAMLARI BAKIRIN AĞIR METAL İYONU İÇERDİĞİNİ, BU NEDENLE SIK KULLANILMASININ, TOPRAK KİRLİLİĞİNE NEDEN OLABİLECEĞİNİ SÖYLEMEKTEDİRLER.1882 YILININ SONLARINDAN BERİ TARIMDA KULLANILAN BU İLACIN, ETKİSİNDEN HİÇBİRŞEY KAYBETMEDEN BU GÜNLERE KADAR GELMESİ DE AYRICA ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN BİR KONUDUR.BU GÜN, HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI KULLANILAN DİĞER KİMYASALLAR, BİR KAÇ YILDA ETKİSİNİ KAYBEDİYOR VE İNSANLARI BU NEDENLE YANİ ARAYIŞLARA SEVKEDİYOR.AMA BAKIRLI İLAÇLARDA BEN BUNU GÖREMEDİM.23 YILDIR KULLANIYORUN,23 YIL ÖNCE ETKİSİ NEYSE, BU GÜN DE O.
Burada borda bulamacı ilcının tesadüfen nasıl bulunduğunuda anlatmadan gecemiyeceğim.Ben uzman bir ziraatcıdan duydum.Bakın şöyle olmuş.1800 lü yılların sonlarına doğru bir Avrupa ülkesinde (bu ülke yanlış hatılamıyorsan Fransa) bir üzüm üreticisinin, yol kıyısında bir bağı varmış.Gelen geçen yolcular, bağdan üzüm aldıklarından, üretici çok zarara uğrarmış.Üretici düşünmüş taşınmış, bağın ilaçlanarak zehili olduğu izlenimini vermek için, bakır sülfat ile kireci karıştırıp bağın asma yapraklarının her tarafına atmış.Bağ, ilacın mavi olan rengini almış. Bağ masmavi bir görünüme bürünmüş.Bu rengi gören yolcular bağın zehirli olduğunu düşünüp üzün almamışlar.Üretiçide zarara uğramamış.
İşin esas ilginç olan kısmı bundan sonraki kısmı.O yıl bu üreticinin dışındaki tüm bağlarda mildiyö hastalığı oluşmuş.Bir tek bu üreticinin bağında olmamamasının nedeninin, bakır sülfat ile kirecin karışımından olduğu anlaşılmış.Bu karışım oradan tüm dünyaya yayılmış.Tesadüfen bulunan bu ilaç,o gün bu gün bağcılıkta, mildiyö hastalığına karşı kullanılan, en önemli ilaçtır.

AYVA MEYVESİ KONUSUNDA, AYVA MEYVESİNİ YETİŞTİRİRKEN YAPTIĞIM ÇALIŞMALARI ÖZETLE AKTARMAYA ÇALIŞTIM. EĞER SİZİNDE BU KONUDA YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR VARSA, ÇALIŞMALARINIZI BENİMLE PAYLAŞIRSANIZ SEVİNİRİM.
Nurettin Doğan

 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
2.SAYFA

 
 
 
 AYVA İLE YAPILAN KOMPOSTA, REÇEL,
MARMELAT VE YEMEKLER ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDAN YARARLANARAK SAYFAMA AKTARDIM.

 
 
 
VİŞNELİ AYVA TATLISI
 
 
 


Malzemeler:

- 3 adet orta büyüklükte ayva,
- 1 su bardağı çekirdeksiz dondurulmuş vişne,
- 1 su bardağı toz şeker,
- 1 paket vanilya,
- 2 yemek kaşığı patates nişastası,
- 2 adet karanfil.


Yapılışı:
Ayvaları soyup ikiye bölün. Çekirdek yataklarını temizleyin. Tencereye yerleştirin. Üzerlerine yarım su bardağı toz şeker gezdirin. Karanfilleri ilave edin. 1 su bardağı sıcak su ilave edip yumuşayıncaya kadar 5 dakika pişirin. Ayvaları içinden alıp servis tabağına yerleştirin. Kalan suya vişneleri atın. Vanilya ve patates nişastasını karıştırıp koyulaşıncaya kadar pişirin. Ayvaların ortalarına doldurun. Soğuyunca servis yapın.

Afiyet olsun.

 
 
 
ETLİ AYVA DOLMASI
 
 
 


Malzemeler
3 Orta Boy
Ayva
500 gr Kuzu Kusbasi
2 Sogan
2 Sivri Biber
2 Çorba kasigi Kusüzümü
1 Tatli kasigi Köri
2 Çorba kasigi Un
1 Çorba kasigi Tozseker
1.5 Tatli kasigi Zeytinyagi
1 Limon
Yapilis Tarifi
Ayvalari soyup ikiye bölün ve çekirdekli kisimlarini çikarin. Kararmamalari için limon suyu ile ovun.
Soganlari küçük küpler halinde dograyip zeytinyaginda pembelestirin. Eti ekleyip tahta kasikla karistirin. Suyunu salip tekrar çekinceye kadar kavurun. Sivri biberleri dograyip ilave edin. Kusüzümü, kimyon, köri ve tuz ekleyin. 10 dakika daha pisirip atesten alin.
Ayvalarin çekirdek yataklarina, hazirladiginiz etli karisimdan ikiser kasik doldurun ve bir tencereye yerlestirin.
Un, tozseker, zeytinyagi ve tuzu küçük bir kasede karistirip sos halini alincaya kadar azar azar su ekleyerek çirpin. Ayvalarin üzerine gezdirip karabiber serpin ve tencerenin kapagini kapatip orta ateste kaynamaya birakin. Arasira yemegin suyundan kasik kasik ayvalarin Üzerine gezdirerek yarimsaat kadar kisik ateste pisirin. Sicak olarak servis yapin.






 
 
 
BADEMLİ AYVA KOMPOSTOSU
 
 
 


Malzemeler
2 Ayva
5 Su Bardağı Su
2 Su Bardağı Tozşeker
3 Karanfil
1 Yemek Kaşığı İzmir Üzümü
1 Yemek Kaşığı Soyulmuş Badem


Yemeğin Tarifi
Ayvaların kabuklarını soyun. Küp şeklinde doğrayıp bir tencereye alın. Üzerine şeker ve su ilave edin. Ayvanın çekirdeklerini ve karanfili ekleyip kaynatın.
Su kaynamaya başladığında ateşi iyice kısıp 20 dakika pişirin. Tencereye üzümleri ekleyip ateşten indirin. Soğuyunca kaselere boşaltıp bademleri ekleyerek servis yapın.


 
 
 
AYVA TATLISI
 
 
 

6 adet ayva
1,250kg toz şeker
1/2 çay kaşığı gıda boyası, aktardan isterken ayva tatlısı için aldığınızı belirtin
10 adet karanfil
ayvaların çekirdekleri
hazırlanması:

ayvaları soyup ikiye bölün. çekirdek yataklarını çıkarıp çekirdeklerini bir kenara alın.
temizlenen ayvaları yayvan bir tencereye yanyana dizin. üzerine bir kase suda eritilmiş gıda boyasını dökün.
toz şekeri, karanfilleri ve ayva çekirdeklerini ekleyin. ayvaların yarısına gelecek kadar soğuk su koyun. taşmamasına dikkat ederek pişirin. pişince servis tabağına alıp kaymak, ceviz veya antep fıstığı ile süsleyin.



 
 
 
PEKMEZLİ AYVA YEMEĞİ
 
 
 


Malzemesi:

1/2 kg ayva

2 su bardağı su

2 yemek kaşığı sadeyağ veya tereyağı

2 yemek kaşığı pirinç

1 su bardağı şeker veya üzüm pekmezi

Hazırlanışı:



Ayvaların kabuklarını soyun, çekirdek yataklarını çıkarın, yıkayın, dilim dilim doğrayın ve tencereye dizin. Suyunu koyun ve kapağını örtün. Hafif ateşte ayvalar yumuşayıncaya kadar yaklaşık 25-30 dakika pişirin. Yağ ve pirinci ilave edin. 15-20 dakika sonra pirinçler pişince, şeker veya pekmezini dökün. 5-10 dakika sonra tüm suyunu çekince ateşten alın. Tenceresinde on dakika dinlendirin. Tabağa aktarıp sıcak olarak servis edin.




 
 
 
AYVA TATLISI
 
 
 



Malzemeler:
5 adet ayva
100 gr kaymak
10 çorba kaŞığı toz şeker

Yapılışı:
Ayvaları yıkayıp, kabuklarını soyun. Ortadan ikiye ayırıp çekirdekini çıkartın. Çekirdekleri bir kenara ayırın. Kararmamaları için ayvaları suya atın. Tüm ayvaları hazır ettikten sonra oyuk kısmı üste gelecek şekilde yayvan bir tencereye yerleştirin.Üzerlerine yarım su bardağı su ilave edin. Ayırdığınız ayva çekirdeklerini de renk vermesi için ilave edin. Tencerenin kapağını kapatıp, on dakika kadar haşlayın. Ayvaların oyuklarına 2'şer çorbakaşığı toz şeker doldurun. Kısık ateşte ayvaların rengi koyu kızıl olana kadar pişirin. Soğuduktan sonra kaymakla servis yapın.

afiyet olsun


AYVA REÇELİ
 
 
 


Ben bu iki basit tarifi YE#6 için hazırlamıştım. Fakat o tarihlerde evde olmadığımız için yayınlayamdım. Fakat gecikmeli de olsa yayınlamak istedim.

Malzemeler:

1.5 kg ayva
1.5 kg şeker
6 su bardağı su
2 çorba kaşığı limon suyu
Yapılışı:

Ayvaların kabuklarını soyup, ikiye bölün, çekirdekerini ve çekirdek yatağını çıkarın.
Ayvaları yarım santim genişliğinde parçalara doğrayın.
Bir tencereye altı su bardağı su koyup, ayvaları bu tencereye atın. Ayvalar yumuşayıncaya dek haşlayın.
Sonra şekeri katın ve karıştırarak şekeri eritin. Reçelin şurubu koyulaşıncaya dek tenceredekileri kaynatın.
Şurup kıvamını bulduğunda, iki çorba kaşığı limon suyunu katıp, biraz karıştırın. Bir taşım kaynattıktan sonra tencereyi ateşten alıp, soğumaya bırakın.
Sonra kuru cam kavanozlara boşaltın, soğuduğunda kavanozların kapaklarını kapatıp, serin bir yerde muhafaza edin.
Afiyet olsun.


AYVA TATLISI
 
 
 

MALZEMELER

*5 AYVA

*10 ÇORBA KAŞIĞI TOZ ŞEKER

*100 GRAM KAYMAK

YAPILIŞI

***

Ayvaları yıkayıp kabuklarını soyun. Ortadan ikiye ayırın. Çekirdek yataklarını çıkartın. Çekirdeklerini bir kenara ayırın. Kararmamaları için suya atın. Tüm ayvaları hazırladıktan sonra oyuk kısmı üste gelecek şekilde yayvan bir tencereye koyun . Üzerine yarım su bardağı su ilave edin. Ayırdığınız ayva çekirdeklerini de renk vermesi için ekleyin. Kapağını kapatıp, 10 dakika haşlayın. Ayvaların oyuklarına 2'şer dolu kaşık toz şeker doldurun. Kısık ateşte ayvaların rengi koyu kızıl olana dek pişirin. Soğuduktan sonra kaymakla servis yapın.


 
 
 
AYVA YEMEĞİ


 
 
 
Porsiyon adedi: 5 kişilik

Kullanılan Malzemeler

Türü Ölçüsü

Yeşil mercimek 1,5 Su bardağı

Soğan 3 adet orta boy

Kavurma İstenilen miktarda

Yağ 2 Yemek kaşığı

Salça 2 Yemek kaşığı

Ekşi Ayva 2 Adet orta boy

Yapılışı: Yeşil mercimek suda haşlanır. Ayrı bir kapta soğanlar doğranır. Salça ile birlikte kavrulur. Haşlanan mercimeğin suyu dökülmemek kaydıyla, bu sos, içine dökülür. Karıştırılır. 10-15 dakika kaynatılır. Ayvaların kabuklan soyulur. Yarımay şeklinde doğranır. Yemeğin içine ilave edilir. Ayvalarla birlikte pişmesi beklenir. Ayvalar pişince tuz ayarlanır. Ocaktan indirilir. Servis yapılır.


 
 
 
ETLİ AYVA
 
 
 
Malzeme (6 kişilik):

2-3 adet ayva
2 yemek kaşığı yağ
1 kuzu budu
(veya)
kemiksiz koyun veya dana kuşbaşı
1 adet domates
3 su bardağı sıcak su
2 adet ayva
Bir tutam toz şeker
Tuz
Kara biber

Hazırlanışı:

Bir tencereye yemeklik doğranmış kuru soğanı, yağ ve etleri koyun. Hepsinin karıştıra karıştıra hafif pembeleşene kadar az kavurun. Yemeklik doğradığınız domatesi de ilâve edin. Gerektiği kadar, ve de gerektiğinde, azar azar 3 bardak sıcak suyu tencereye katın. Ve, eti orta hararette pişirin.

Ayvaları yıkayın, çekirdeklerini çıkarın. Ve, ayvaları 2şer cm.lik dilimler hâlinde doğrayın. Etlere katın. Şeker, tuz ve kara biber ilâve edin. Bu arada, tenceredeki sosun azalmamasına dikkat edin. Şayet azaldı ise, az su katın.

Yemeği, ayvalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Sonra, etleri çıkarıp servis tabağına dizin. Ayvalarla süsleyin; tenceredeki sosu yemeğin üzerine dökün.

Önemli not: Etli Ayva yemeğinin yanına bulgur pilavı çok yaraşır.


 
 
 
Terkib-i Seferceliye
 
 
 
Malzeme:

750 gr. kemiksiz kuzu eti
2-3 adet ayva
75 gr. tereyağı
1 çorba kaşığı bal
1 çorba kaşığı toz şeker
50 gr. badem
(Arzu edildiği kadar) kayısı
Sıvı yağ
Tuz
Kara biber

Hazırlanışı:

Tencerenizi ateşe koyun. Az yağ refakatinde, etleri atıp, çok kısık ateşte suyunu salana kadar şöööyle bir çevirin. Yalnız, etleri karıştırmayı ihmal etmeyin.

Beri yanda, ballı suyu hazırlayın.

Ayvalar’a gelince... Ayvaları önce bol su ile yıkayın. Ayvaların her iki uçtan sap kısımlarını ayıkladıktan sonra, önce ikiye, daha sonra da dörde dilimleyin. Elbette, ayvaların iç kısımlarının dikkatle oyulması gerekiyor.

Tenceredeki etler suyunu çekmeye başlayınca, tuzunu ve kara biberini ayarlayın. Etler rengini alınca da, hazırladığınız ballı suyu katın. Ve, etleri pişirmeye devam edin.

Bir tavada tereyağını kızdırın. Ayva dilimlerini hemen eriyen tereyağında kızartın. Üzerlerine toz şeker serpin. Bu arada, kızarmakta olan ayva dilimlerini alt üst etmeyi unutmayın. Ayvalar kızarınca, renkleri iyice kahverengiye dönen etlerin üzerine alın. Tavada kalan yağı da, aromalı olarak etin üzerine boca edip 5 dakika daha pişirin.

Bademleri, az kızmış ayçiçek yağında kavurun. Bademler az dönünce, kupkuru kayısıları ilâve edin. Bir taşım kaynatın ve bu karışımı ete katın.

Bu müstesna yemeği ikram ederken, ayvaları servis tabağının kenarlarına asker nizamında dizin. Etleri ortaya alın. Bademleri kayısı sosunu da etlerin üzerine süs olarak serpin.


 
 
 
AYVALI KUZU KEBABI
 
 
 
Malzeme (4 kişilik):

1 kilo ayva
4 adet kuzu incik
2 su bardağı et suyu
100 gr.

Hazırlanışı:

Bir tava hazırlayın. Tereyağını tavada erittikten sonra, kuzu incikleri 1 ilâ 2 dakika alt üst ederek kızartın.

Beri yanda, büyük bir güvece et suyu ve safranı koyun. Sonra da, hafif kızarttığınız kuzu incikleri katıp çok kısık ateşte 3 saat kadar pişirin. Öyle ki, etler, kemiklerden sıyrılacak hâle gelsin.

Ayvaları güzelce yıkayın. Ortadan ikiye bölüp çekirdek yataklarını çıkarın. Sonra da, 1-2 parmak kalınlığında dilimleyin. Daha sonra da, 1 çorba kaşığı toz şeker eritilmiş suda azıcık kaynatın. Ancak, ayvaların fazla yumuşamamasına dikkat edin.

Güvece geri dönelim... Ayva dilimlerini etleri kapatacak şekilde, kuzu inciklerin üzerine dizin. Üzerine de, 1 çorba kaşığı toz şekeri ve tarçını serpin.

Hazırladığınız güveci fırına sürün. Tarçın ile şeker, ayvaların üstünde kabuklanıp hafif yanıncaya kadar, 5-6 dakika fırının alt rafında pişirin.


 
 
 
AYVALI PİLAV
 
 
 
Malzeme (6 kişilik):

2 su bardağı pirinç
3 su bardağı su
1 adet iri ayva
300 gr. kestane
150 gr. ceviz içi
3 çorba kaşığı dolmalık fıstık
2 çorba kaşığı toz şeker
2 baş kuru soğan
1 çay kaşığı tarçın
2-3 dal maydanoz
1 kahve fincanı zeytinyağı
1 adet limon
Tuz

Hazırlanışı:

Ön hazırlık olarak, pirinci ayıklayın. Ve, tuz ile limon suyunu karıştırarak hazırladığınız sıcak suda yarım saat kadar bekletin.

Beri yanda, kuru soğanları küp küp doğrayın. Ayvayı güzelce yıkayıp kabuklarını soyun. Küp küp doğradıktan sonra limonla ovun. Kestaneleri de yıkayıp haşlayın. Sonra, kabuklarını soyun. Maydanozları yıkayıp ince ince kıyın.

Bir tencerede zeytinyağını ısıtın. Sonra, soğan, ayva ve dolmalık fıstığı kavurun. Su, toz şeker, tarçın, tuz ve pirinci ilâve edin. Bu karışım kaynama noktasına gelince, ateşin altını kısın. Kısık hararette suyunu çekinceye kadar tencerenin kapağı kapalı olarak pişirin.

Ceviz ile haşlanmış kestaneleri ekleyip pilavı harmanlayın. Üzerini kâğıt havlu ile örtüp 10 dakika demlendirin. Pilavı ikram edeceğiniz yayvan tabağa alın. Üzerine de, ince kıyılmış maydanozu gezdirin. Güzelce süsleyip ikram edin.